Home Contact Sitemap

Buraknet

Paylaşılmayan Bilgi Bilgi Değildir

Kırkpınar Güreşleri Tarihi ne zaman yapılacak

Pehlivanlar er meydanında

Pehlivanlar er meydanında
Olimpiyatlardan sonra dünyanın en eski spor organizasyonu olarak gösterilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri bu yıl da binlerce izleyici ile bini aşkın pehlivanı tarihi Sarayiçi Er Meydanı’nda buluşturacak.
Kırkpınar’ın tarihçesiEdirne‘nin Edirne Marmara Bölgesinin Trakya kısmında yer alır. Sınır kapısı, ‘Bursa’nın oğlu, İstanbul’un babası’ olarak vasıflandırılan ve Osmanlı Devletinin ikinci başkenti ve ‘müze şehir’ Edirne’nin doğusunda Kırklareli ve Tekirdağ, güneydoğusunda Çanakkale, batısında Yunanistan, kuzeybatısında Bulgaristan, güneyinde ise Ege Denizi bulunmaktadır.


…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.1361 yılında fethinden önce, 1361 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Anadolu’da bulunan Anadolu kelimesi Yunanca güneşin doğduğu yer anlamına gelen “Anatoli”dan doğmuştur. Romalılar, kendi topraklarına göre doğuda kaldığından buraya doğu toprağı anlamında Thema Anadolia demişlerdir. Anadolu isminin bir bölge adı olması ise Selçukluların Anadoluya gelmesiyle başladı.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Osmanlılar, Osmanlılar ile ilgili olarak aşağıdaki başlıkları kullanarak bilgi alabilirsiniz.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Orhan Gazi devrinde oğlu Süleyman Paşa Komutasında Orhan Gazi (1281 - 1360) 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesi Kayı aşireti’nin ileri gelenlerinden Ömer Bey’in kızı Mal Hatundu. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ulemaya hürmetli, dindar, adaletli, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.1356-1356 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.1357 yıllarında 1357 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Rumeli‘ye geçerler. Burada yaptıkları akınlar sırasında savaş yapmadıkları ve mola verdikleri günlerde zamanlarını aralarynda çeşitli sporlar yaparak değerlendirirlerdi. Bir keresinde güreşe tutulan 40 yiğit içinden ikisi tutuştukları güreşi gece yarısına dek sürdürdükleri halde sonuçlandıramazlar ve ikisi de güreştikleri yerde can verirler.

Arkadaşları bu iki yiğidi güreş yaptıkları yerde bulunan bir incir ağacının altına gömdükten sonra Edirne ‘ye doğru akınlarına devam ederler. Edirne’nin fethinden sonra Ahırköy Çayırlığına geldiklerinde, o incir ağacının civarında billur kaynaklı bir suyun Kırkpınar çayırlığına doğru aktığını görmüşler, bu nedenle de “Kırktı bunlar. Bu yakaya ilk ayak basanlardır bunlar” diyerek o yere Kırkpınar demişlerdir.

1. Osmanlı İmparatorluğu’nun Güneydoğu Avrupa’daki topraklarının tümü.
2. Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları eyâletin adı. 16.yüzyıla gelindiğinde Rumeli eyâletinin kapsadığı saha günümüz Bulgaristan’ı, güney Sırbistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, ve Tesalya (orta Yunanistan) bölgelerini içermekteydi.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.I. Murat Edirne’nin alınmasından sonra, Edirne’de bir güreşçiler tekkesi kurmuş ve bundan böylede her sene güreş yapılması bir gelenek haline geldi. Sultan Birinci Murad 1326′da Bursa’da doğdu. Babası Orhan Gazi, annesi Bizans tekfurlarından birinin kızı olan Nilüfer Hatun’dur (Holofira). Sultan Birinci Murad uzun boylu, değirmi yüzlü ve iri burunluydu. Kalın ve adaleli bir vücuda sahipti. Başına mevlevi sikkesi üzerine testar sarılı bir başlık giyerdi. Çok sade giyinir ve kırmızı zeminli beyaz elbiseden hoşlanırdı.
…Detaylı bilgi için linke tıklayınız.Kırkpınar Edirne’yi Ortaköy’e bağlayan 35 km’lik yolun üzerinde, Simavina (Samona) ile Sarı Hızır Köyleri arasında bulunan ve Balkan savaşından sonra ( 1913) Yunanistan’a bırakılan Nazif Ağa tarlası denilen Çimenlik bir yerin adıdır. Bu yerin bir tarafı Topçu Ali Ağa ‘nın tarlası, bir tarafı çayırlık, bir tarafı Tikio’lu (Totio ‘lu) Recep Ağanın tarlası, bir tarafı Çilingiroğlu’nun sebze bahçesi ve bir tarafıda Kırklar çeşmesidir. Bu Yiğitleri anmak ve güreş geleneğini sürdürmek için de güreşler 1923-1924 tarihlerinden itibaren Edirne’nin “Sarayiçi” denilen yöresinde yapılmaya başlandı.

Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağalar tarafından düzenlendi. Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşıladı. Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize edilmesini ve gelenleri ağırlama işini Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlendi.

1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri, Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye başlanmıştır. O yıl dönemin belediye başkanı Tahsin Şıpka, Kırkpınar Güreşleri’ni belediye hizmetleri arasına aldı.
Kırkpınar’ın unsurları
Olimpiyatlardan sonra dünyanın en eski spor organizasyonu olarak gösterilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin unsurları arasında en bilineni pehlivanların giydikleri “Kispet”tir.

Kispet: Pehlivan için çok önemli olan bir unsurdur. Kispet dikmenin bir çok inceliği vardır. Kispetin beli düz ve kıvrımlıdır. Kenarın iç tarafına uçkur vazifesini görsün diye kalınca bir ip parçası geçirilmiştir. Bu ip bir uçkur gibi kispetin beli açar ve kapar. “Kasnak” buraya denir. Güreşte rakibin eli bu kasnağı kolaylıkla tutmasın diye bazı kispetlerde kasnağı beş, altı kat deriden yaparlar. Bu deri hem sert hem enlidir. Kispetin arka tarafı pehlivanın oturması için geniş yapılır. Fakat uyruk ve paçalar dardır. Ancak pehlivanın bacağı girip çıkar. Paçalar sayvanlıdır. Bu paçalar baldırın üstünden iple bağlanır. Paçalar, hasmın eli veya parmağı içeri girmesin diye güzelce sıkılır. Paça iç taraftan keçebent denilenkeçe parçası veya bez ile sarılır. Paçanın adı da şirazedir.

Zembil: Kispetler “zembil” adı verilen sazdan yapılmış bir torbada taşınırlar. Zembilin en büyük özelliği pehlivanın kispetine bulaşan yağı dışarı vermemesidir. Usta pehlivanlar gelecekte başarılı olacaklarına inandıkları çıraklarına zembillerini taşıtırlar, bu bir gelenektir. Ayrıca güreşi bırakan pehlivan zembilini duvara asar.

Yağlanma: Güreş esnasında vücudun kavranması güç olsun diye pehlivanlar zeytinyağı ile yağlanmaktadır. Pehlivanlar yağ ile doldurulmuş kazanların etrafında yağlanırlar. Pehlivanlar önce sağ elle sol omuza, göğüse, kol ve kispete yağ sürerler daha sonra sol elle aynı işlemi yaparlar. Pehlivanlar bu arada birbirlerinin sırtını yağlarlar. Güreş başladıktan sonra pehlivanlar çayırda dolaşan ibrikçilerden diledikleri zaman yağ ve su alabilirler.

Davul ve zurna: Güreşin en önemli öğelerinden olan davul ve zurnada Kırkpınar’a has bir melodi bulunmaktadır. Yağlı güreşlerde çalacak olan müzisyenlerin güreş ezgilerini çok iyi bilmeleri, güreşingidişatına göre müziğin ritmini ayarlamaları gerekir.

Peşrev: Güreşin başlangıcı ve güreşe hazırlıktır. Ahenkli ve mevzulu biçimde güreşe ısınma hareketi olarak bilinen peşrev seyircilerin göz zevkini okşamasının yanında pehlivanın moralini yükseltir. Pehlivan peşrevle, kaslarını, nefsini, kalbini ve beynini güreşe hazırlar. Güreşmek üzere çayıra çıkan pehlivanlar ahenkli şekilde ellerini ve kollarını sallayarak peşreve başlarlar. Peşrevde üç kez ileri, üç kez de geri gidişten sonra yere sol diz ile çökülerekönce sağ el yere, dize, dudağa ve alına üç defa değdirilir. Bu merasimbitikten sonra sıçrayarak “Hadi bre pehlivan” diye nara atılır. Karşılıklı gidiş ve gelişten sonra rakibin paçaları yoklanır, sırtı sıvazlanır, enseler bağlanır, eller tutuşur ve böylece güreş başlamış olur.

Cazgır: Çayırda güreşecek olan pehlivanların adlarını, lakaplarını, oyunları seyircilere anlatan kişidir. Genellikle eski pehlivanlardan olan cazgırlar, güreşecek pehlivanları bütün özellikleriyle halka anlatır ve dualarla pehlivanları meydana sürer. Bu merasimden sonra pehlivanlar da halka doğru yürüyerek güreş için hazırlığa başlarlar. Cazgırın çeşitli duaları vardır. Pehlivanlar için şu dua okunur:

“Pehlivan, pehlivan. Alta gelirsen apış. Üste çıkarsanyapış. Alta geldim diye üzülme. Üste çıktım diye sevinme. Vur sarmayı kündeden at. Gönder Muhammed’e salavat. Allah Allah illallah. Muhammeden Resul Allah. Alkışlarla diyelim Maşallah. Haydi Allah derman versin…”

Hakem: Yağlı güreşin ilk zamanlarında birkaç eski pehlivan, köy ağaları veya güreşlerden anlayan birkaç kişi kurallara aykırı iş yapılmasın diye güreş meydanının bir köşesine oturur güreşleri kontrolederdi. Bu gün ise kuralları uygulayan hakem heyetleri oluşturulmuştur.

Başpehlivan: Kırkpınar’ın en büyük ödülünü alan ve başpehlivan güreşlerinde birinci olan güreşçidir. Bu unvanı elde eden pehlivan, 1 yıl için Türkiye’nin başpehlivanı olur ve altın kemer ile ödüllendirilir. Üst üste 3 yıl başpehlivanlığı kazanan güreşçi, altın kemerin de sahibi olur.

Ağa: Kırkpınar güreşlerinin en temel öğelerindendir. Önceleri pehlivanları güreşe çağıran, yarışmaları düzenleyen, gelen konukları ağırlayan, yemek ve yatacak yerlerini temin eden, örf ve adetlere uygun olarak güreşlerin yapılmasını sağlayan, ödüller veren Kırkpınar Ağasıymış. Günümüzde bunların büyük bölümü Edirne Belediyesi’nce karşılanmaktadır.

Altın Kemer: Kırkpınar başpehlivanına verilen, Kırkpınar’ın en büyük ödülüdür. Kırkpınar’da başpehlivan olan güreşçi 1 yıl süreyle altın kemerin sahibi olur. Ancak aralıksız 3 yıl üst üste başpehlivan olan güreşçi altın kemerin sürekli sahibi olur. Altın kemer Edirne Belediyesi’nce özel olarak yaptırılmaktadır. Bu arada Kırkpınar Ağası da şehre gelişinde altın kemer takılarak karşılanmaktadır. Aralıksız 3 yıl üst üste Kırkpınar Ağası olan kişi de altın kemerin sürekli sahibi olur. Bu kemerin şimdiye kadar Alper Yazoğlu ve merhum Hüseyin Şahin sürekli sahibi olmuştur.

Kaynak: http://www.edirne.bel.tr/ - Edirne Belediyesi

Bu Konuyu Okuyan Bunlarıda Okur

Tags: , , , , , , , , , ,

. 08 May 08 | Spor


Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.






kapat